← Tüm Yazılar

13.08.2026

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? Tapu Kimin Adınaysa Her Şey Onun mu?


Evlilikte en sık duyulan yanlış cümle şudur: “Evlendik, artık her şey otomatik olarak yarı yarıya ortak.”

Türk hukukunda kural bu değildir. Eşler evlilik devam ederken kural olarak ayrı malvarlıklarına sahiptir. Bir ev kimin adına tapuda kayıtlıysa, o evin maliki odur. Ancak evlilik sona erdiğinde —özellikle boşanma veya ölüm hâlinde— evlilik süresince emekle edinilen değerler için bir tasfiye hesabı yapılır. Bu hesap sonunda diğer eşin, kural olarak para alacağı doğabilir.

Bu sistemin adı, eşler aksini bir mal rejimi sözleşmesiyle seçmedikçe, edinilmiş mallara katılma rejimidir.

Edinilmiş mal nedir?

Edinilmiş mal, en basit ifadeyle, eşin evlilik devam ederken çalışması ve emeği karşılığında kazandığı malvarlığı değeridir.

Örneğin:

  • Maaş, prim, ikramiye ve fazla mesai ücreti,
  • Ticari veya mesleki çalışma karşılığı elde edilen kazanç,
  • Sosyal güvenlik ve çalışma gücü kaybı nedeniyle yapılan bazı ödemeler,
  • Kişisel malın kira, faiz veya benzeri gelirleri,
  • Bu gelirlerle alınan ev, araç, mevduat veya yatırım araçları

edinilmiş mal grubunda değerlendirilir.

Örneğin eşlerden biri evlilik içinde maaşıyla bir ev satın almışsa, tapu yalnızca onun adına olsa bile bu ev, kural olarak edinilmiş mal hesabına girer.

Ancak bu, diğer eşin evin tapusunda kendiliğinden yüzde 50 malik olduğu anlamına gelmez. Evlilik sürerken malik olan eş, kural olarak malikin kendisidir. Mal rejimi sona erdiğinde ise o evin borçları düşüldükten sonraki net değeri üzerinden diğer eşin katılma alacağı hesaplanır.

Kişisel mal nedir?

Kişisel mal, kural olarak paylaşım hesabının dışında tutulan malvarlığı değeridir.

Başlıca kişisel mallar şunlardır:

  • Evlilikten önce sahip olunan ev, araç, birikim veya işletme,
  • Miras yoluyla gelen mal veya para,
  • Bağış yoluyla edinilen mal veya para,
  • Kişisel kullanıma özgülenmiş eşyalar,
  • Manevi tazminat alacağı,
  • Kişisel malın yerine geçen değerler.

Örneğin bir eşe anne-babasından miras kalan daire kişisel maldır. Boşanmada bu dairenin tapusu veya değeri kural olarak yarı yarıya paylaşılmaz.

Fakat önemli ayrıntı şudur: Kişisel malın kendisi kişisel kalırken, ondan elde edilen gelir edinilmiş mal olabilir. Miras kalan dairenin kendisi kişisel maldır; ancak evlilik boyunca elde edilen kira geliri edinilmiş mal hesabına girer.

Katılma alacağı: “Yarı yarıya” sözü aslında neyi anlatır?

Katılma alacağı, eşlerden birinin diğer eşin net edinilmiş mallarının yarısı üzerinde sahip olduğu para alacağıdır.

Basit bir örnek verelim:

Mehmet, evlilik içinde maaşıyla 4 milyon TL değerinde bir ev almıştır. Evin 1 milyon TL kredi borcu vardır.

Net edinilmiş değer:

4 milyon TL − 1 milyon TL = 3 milyon TL

Ayşe’nin katılma alacağı, kural olarak bunun yarısıdır:

3 milyon TL ÷ 2 = 1,5 milyon TL

Ayşe otomatik olarak evin tapusunun yarısına sahip olmaz. Kural olarak Mehmet’e karşı 1,5 milyon TL’lik alacak hakkı doğar. Somut olayda malın özgülenmesi, takas, satış veya başka çözümler ayrıca değerlendirilebilir.

Bu nedenle hukukta daha doğru ifade şudur:

Eşler evlilik içinde zorunlu olarak ortak malik değildir; mal rejimi sona erdiğinde edinilmiş malların net değerine katılırlar.

Artık değer nedir?

Artık değer, bir eşin edinilmiş mallarının net bakiyesidir.

Hesap kabaca şöyledir:

Edinilmiş malların güncel değeri

− Bu mallara ilişkin borçlar

± Denkleştirme ve kanunda öngörülen diğer düzeltmeler

= Artık değer

Katılma alacağı, kural olarak bu artık değerin yarısı üzerinden hesaplanır.

Değer artış payı: Bir eşin diğer eşin malına katkısı

Bir eş, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun karşılık almadan katkı yaparsa, değer artış payı alacağı gündeme gelir.

Örnek: Ayşe, mirasından kalan 500 bin TL’yi Mehmet’in adına alınan evin peşinatı için veriyor. Ev 2 milyon TL’ye alınmış ve tasfiye tarihinde 6 milyon TL’ye ulaşmış olsun.

Ayşe’nin katkısı, edinme anında ev bedelinin yüzde 25’idir:

500 bin TL ÷ 2 milyon TL = %25

Kural olarak Ayşe, evin tasfiye tarihindeki değerinin aynı oranı üzerinden talepte bulunabilir:

6 milyon TL × %25 = 1,5 milyon TL

Burada iki ayrı kişi ve iki ayrı malvarlığı vardır: Ayşe’nin katkısı Mehmet’in malına geçmiştir. Bu yüzden kanun, mal sonradan değer kaybetse dahi katkı yapan eşi en az başlangıçtaki katkı değeri üzerinden korur.

Denkleştirme: Aynı eşin kendi mal grupları arasındaki hesap

Denkleştirmede ise iki eş arasında değil, aynı eşin kendi malvarlığı içindeki kişisel mal ve edinilmiş mal grubu arasında değer aktarımı vardır.

Örnek: Mehmet evlilik öncesinde aldığı kişisel evinin kredi borcunu, evlilik içindeki maaşından ödüyor.

  • Evlilik öncesi ev: Mehmet’in kişisel malı
  • Maaş: Mehmet’in edinilmiş malı
  • Maaştan yapılan kredi ödemesi: edinilmiş mal grubundan kişisel mal grubuna aktarım

Tasfiyede bu aktarım denkleştirilir. Böylece kişisel malın, edinilmiş mal grubunun zararına büyümesinin önüne geçilir; bu düzeltme dolaylı olarak diğer eşin katılma alacağına da yansır.

Denkleştirmenin iki biçimi vardır:

  • Sıradan bir borcun diğer mal grubundan ödenmesinde, ödenen tutar doğrudan hesaba alınır.
  • Bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkı yapılmışsa; katkı oranı, o malın tasfiye tarihindeki değeriyle birlikte değerlendirilir. Mal değer kazanırsa katkı yapan mal grubu artıştan, değer kaybederse azalıştan da etkilenir.

Bu sonucun mantığı şudur: Değer artış payında para, başka bir eşin mülkiyetindeki mala aktarılmıştır. Denkleştirmede ise para ve mal aynı kişiye aittir; yalnızca o kişinin kişisel ve edinilmiş mal hesapları arasında düzeltme yapılır.

Katkı payı alacağı ile farkı

Katkı payı alacağı, özellikle 1 Ocak 2002’den önce geçerli olan mal ayrılığı rejimi bakımından Yargıtay uygulamasında önem taşıyan bir kavramdır. Bir eşin diğer eş adına alınan mala yaptığı kanıtlanabilir katkının karşılığının istenmesine ilişkindir.

2002 sonrası dönemde ise somut olaya göre daha çok:

  • Katılma alacağı,
  • Değer artış payı alacağı,
  • Denkleştirme

gündeme gelir.

Sonuç

Mal rejimi uyuşmazlıklarında ilk soru “Tapu kimin adına?” değil, şu olmalıdır:

Mal hangi kaynaktan edinildi; kişisel mal mı, evlilik içi emekle kazanılmış edinilmiş mal mı, yoksa iki mal grubu veya iki eş arasında bir katkı mı var?

Doğru hesap; malın niteliği, edinim tarihi, kredi ödemeleri, miras veya bağış belgeleri, banka hareketleri ve tasfiye tarihindeki değer dikkate alınarak yapılır. Bu nedenle özellikle yüksek değerli taşınmaz, şirket payı, kredi ve miras içeren olaylarda belgelerin erken aşamada korunması önem taşır.

Hukuki dayanak: Türk Medeni Kanunu m. 202, 218-220, 222, 227, 230-231 ve 236.