27 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7574 sayılı Kanun, trafik cezalarını önemli ölçüde artırdı. En çok merak edilen düzenlemelerden biri ise kamuoyunda “trafikte araçtan inme cezası” olarak bilinen yaptırım oldu.
Ancak araçtan inmek tek başına cezalandırılmamaktadır. Kanunun yasakladığı davranış, saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya bu amaçla araçtan inmektir.
Saldırı Amacıyla Araçtan İnmenin Cezası
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46. maddesine göre bu fiili gerçekleştiren sürücüye birlikte;
yaptırımları uygulanır.
Ehliyetin iadesi için yalnızca 60 günlük sürenin geçmesi yeterli değildir. İdari para cezalarının ödenmesi ve psikoteknik değerlendirmede sürücülüğe engel bir durum bulunmadığının anlaşılması gerekir. Beş yıl içinde aynı madde kapsamında ehliyetin ikinci defa geri alınması hâlinde sürücü belgesi iptal edilir.
Her Araçtan İnen Sürücüye Ceza Kesilir mi?
Hayır. Kaza tutanağı düzenlemek, arızayı kontrol etmek, ilk yardımda bulunmak veya zorunlu bir nedenle araçtan inmek bu kapsamda değildir.
Diğer aracın önünü kesmek, uzun süre takip etmek, tehlikeli manevralarla durdurmaya çalışmak, tehdit veya hakaret ederek araçtan inmek, sürücünün üzerine yürümek ya da kapısını açmaya çalışmak saldırı amacının göstergesi olabilir.
Buna karşılık her tartışma otomatik olarak 180.000 TL ceza verilmesini gerektirmez. Saldırı amacı; kamera görüntüleri, tanık anlatımları, 112 kayıtları ve olay tutanağı gibi somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Trafikteki Israrlı Takip, TCK’daki Israrlı Takip Suçu mudur?
Her zaman değil. Karayolları Trafik Kanunu, başka bir aracın saldırı amacıyla ısrarla takip edilmesini idari yaptırıma bağlamaktadır.
TCK m.123/A’daki ısrarlı takip suçunda ise kişinin fiziken ısrarlı biçimde takip edilmesi veya iletişim araçlarıyla temas kurulmaya çalışılması sonucunda mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi oluşması aranır. Bu suçun temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir.
Takibin trafik tartışmasından sonra mağdurun evine veya işyerine kadar sürdürülmesi hâlinde hem trafik yaptırımı hem de ısrarlı takip suçu gündeme gelebilir.
Hakaret, Tehdit veya Darp Varsa
180.000 TL’lik yaptırım bir trafik cezasıdır. Aynı olayda suç işlenmişse ayrıca ceza soruşturması yapılır.
Aracın karşı tarafa çarpmak veya sıkıştırmak amacıyla kullanılması hâlinde araç, somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku anlamında silah sayılabilir.
Meşru Savunma ve Haksız Tahrik
Meşru savunma için devam eden veya gerçekleşmesi muhakkak olan haksız bir saldırının bulunması ve savunmanın saldırıyla orantılı olması gerekir.
Tehlike sona erdikten sonra karşı tarafın peşinden gitmek, önünü kesmek veya intikam amacıyla saldırmak kural olarak meşru savunma değildir. Haksız tahrik de fiili hukuka uygun hâle getirmez; şartları varsa yalnızca cezada indirim sağlayabilir.
Mağdur Ne Yapmalıdır?
Saldırgan takip hâlinde mümkünse araçtan çıkılmamalı, güvenli ve kameralı bir noktaya yönelmeli ve 112 aranmalıdır.
Araç içi ve çevre kamera görüntüleri, plaka, yer ve saat bilgileri, tanıklar, kolluk kayıtları, hasar fotoğrafları ve yaralanma varsa adli muayene raporu korunmalıdır. Kamera kayıtları kısa sürede silinebildiğinden ilgili işletmeden kayıtların saklanması gecikmeden istenmelidir.
Trafik ihlallerini özendiren görüntüleri alenen yayıp övenler hakkında ayrıca 25.000 TL idari para cezası uygulanabileceğinden, görüntüler sosyal medyada paylaşılmak yerine kolluk ve savcılığa sunulmalıdır.
Trafik Cezasına İtiraz
Trafik idari para cezasına karşı kural olarak tebliğ veya tefhimden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
Trafik cezası tebliğden itibaren bir ay içinde ödenirse yüzde 25 indirim uygulanır. İndirimli ödeme yapılması itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla itiraz süresi 15 gün, indirimli ödeme süresi ise bir aydır.
Sonuç
Yeni düzenleme, araçtan inmeyi tek başına değil; saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmeyi veya bu amaçla araçtan inmeyi ağır yaptırıma bağlamıştır.
Hakaret, tehdit, yaralama veya mala zarar verme varsa trafik cezasından bağımsız olarak Türk Ceza Kanunu hükümleri de uygulanabilir. Olayın hukuki sonucunu çoğu zaman kamera görüntüleri, tanıklar ve tutanağın somut gerekçesi belirleyecektir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir.